Nis · Clinic

Bölüm — İç Hastalıkları

İç Hastalıkları (Dahiliye) Polikliniği

Erişkin hastada dahili sistemlerin tanı, tedavi ve uzun dönemli takibi.

Nis Clinic İç Hastalıkları bölümünde erişkin hastaların kronik ve akut dahili hastalıkları poliklinik düzeyinde değerlendirilir; diyabet, hipertansiyon, tiroid, böbrek-karaciğer ve sindirim sistemi şikayetleri başlıca ilgi alanlarıdır. Branşın klasik gatekeeper (yönlendirici hekim) rolü gereği polikliniğimizde tanı koyduktan sonra gerektiğinde kliniğin diğer branşlarına — Genel Cerrahi, Kardiyoloji, Kadın Hastalıkları ve Doğum — aynı bina içinde yönlendirme yapılır. Bölüm sorumlu hekimi ataması süreçtedir; bu süreçte içerik Nis Clinic editöryal denetiminde yayınlanmaktadır. Vaka takibi multidisipliner ortak değerlendirme ile sürdürülür.

İç Hastalıkları (Dahiliye) Nedir?

İç Hastalıkları, halk arasındaki adıyla dahiliye, erişkin hastalarda iç organ sistemlerinin (kalp-damar, solunum, sindirim, endokrin, böbrek, kan, romatoloji, enfeksiyon) cerrahi dışı tanı ve tedavisi ile ilgilenen geniş bir uzmanlık dalıdır. Aile hekimliğinden sonra hastanın ilk başvurduğu kapı çoğu zaman dahiliye polikliniğidir; gerektiğinde alt uzmanlık branşlarına (kardiyoloji, endokrinoloji, gastroenteroloji vb.) yönlendirme buradan yapılır.

Polikliniğimizde başvuru nedenleri arasında en sık görülenler:

  • Kontrolsüz tansiyon, çarpıntı, baş dönmesi
  • Yorgunluk, halsizlik, kilo değişiklikleri — tiroid ve şeker hastalığı taraması
  • Sindirim şikayetleri — reflü, hazımsızlık, kabızlık, karın ağrısı
  • Tetkik sonuçlarının yorumlanması — kan tahlili, idrar tahlili, hormon paneli
  • Düzenli check-up ve risk değerlendirmesi
  • Kronik hastalık reçete yenileme ve uzun dönemli ilaç takibi

Bölümün çalışma mantığı, tek hekimden çok bir bina içi ağ kurmaktır. Nis Clinic'te dahiliye değerlendirmesinin ardından gerekli olduğunda Op. Dr. Alkan Küçük (Genel Cerrahi), Op. Dr. Ozan Emiroğlu (Kalp ve Damar Cerrahisi) veya kadın sağlığı tarafında Op. Dr. Çiğdem Çırpınar Mehmetoğlu ile ortak konsültasyon planlaması aynı gün içinde mümkün olabilir.

Diyabet ve Metabolik Hastalıklar

Tip 2 diabetes mellitus (DM), prediyabet, insülin direnci ve obeziteye bağlı metabolik sendrom KKTC'de erişkin nüfusta en yaygın kronik hastalık grubudur. Polikliniğimizde diyabet hastasının takibi aşağıdaki standart üzerinden yürütülür:

  • HbA1c (3 aylık ortalama kan şekeri) — tedavi etkinliğinin altın standardı, genellikle 3-6 ayda bir
  • Açlık ve tokluk plazma glukozu — akut takip, ilaç titrasyonu
  • Lipid paneli — trigliserid, HDL, LDL ve toplam kolesterol
  • Böbrek fonksiyon testleri — kreatinin, eGFR, idrar mikroalbümin
  • Göz dibi muayenesi yönlendirmesi — yıllık retinopati taraması
  • Ayak muayenesi — periferik nöropati, vasküler değerlendirme

Hastanın bireysel hedef HbA1c değeri yaş, diyabet süresi, eşlik eden hastalıklar ve hipoglisemi riski göz önünde bulundurularak belirlenir; tek bir "ideal sayı" yoktur. Yaşam tarzı (beslenme + egzersiz) düzenlemesi tüm tedavi planının temelidir, ilaç seçimi bu zemin üzerine eklenir. İnsülin başlama kararı tek başına HbA1c değil, oral ajan kombinasyonuna yanıt + akut komplikasyon riski üzerinden verilir.

Prediyabet dönemindeki hastalar polikliniğimizde özel olarak takip edilir: bu evrede yaşam tarzı müdahalesi, Tip 2 DM gelişme riskini önemli ölçüde geriletebilir; ilaç başlamadan önce 3-6 aylık aktif takip standardımızdır.

Hipertansiyon ve Kardiyovasküler Risk Yönetimi

Hipertansiyon (yüksek tansiyon) erişkin nüfusun yaklaşık üçte birini etkileyen sessiz bir hastalıktır; tedavi edilmediğinde kalp, böbrek ve beyin damar olaylarının ana risk faktörü olur. Polikliniğimizde hipertansif hasta takibi şu adımlar üzerinden ilerler:

  • Doğru ölçüm tekniğinin öğretilmesi — ev tansiyon takibi, kol seçimi, dinlenme kuralları
  • 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı (Holter) yönlendirmesi gerektiğinde
  • Sekonder hipertansiyon taraması — özellikle genç hasta, dirençli HT veya ani başlangıçta
  • Hedef organ hasar değerlendirmesi — EKG, böbrek fonksiyonu, mikroalbümin
  • Tek ilaç vs kombinasyon kararı — güncel kılavuzlar genellikle erken kombinasyon önerir
  • Yaşam tarzı yönlendirmesi — tuz kısıtlaması, kilo verme, alkol/sigara, aerobik egzersiz

Hipertansiyon tedavisi hayat boyu bir süreçtir; ilacın bırakılması veya keyfi olarak atlatılması en sık tekrarlanan komplikasyon nedenidir. Hasta eğitimi bu nedenle reçete kadar değerli görülür. Kardiyovasküler riskin bütüncül değerlendirmesinde — kolesterol, sigara, aile öyküsü, glukoz toleransı — gerektiğinde kliniğimizdeki Op. Dr. Ozan Emiroğlu (Kalp ve Damar Cerrahisi) ile ortak değerlendirme yapılır; ileri kardiyak inceleme planlaması aynı çatı altında sürdürülür.

Tiroid Bozuklukları ve Nodül Değerlendirmesi

Tiroid bezi hastalıkları KKTC'de özellikle iyot tüketim paterni ve genetik yatkınlıklar nedeniyle sık görülür. Polikliniğimizin tiroid değerlendirme kapsamı:

  • Hipotiroidi — yorgunluk, kilo alımı, soğuğa intolerans, saç dökülmesi, depresif duygu durum
  • Hipertiroidi — çarpıntı, kilo kaybı, sıcak intoleransı, tremor, uyku bozukluğu
  • Subklinik tiroid disfonksiyonu — TSH ile T3/T4 uyumsuzluğu, takip kararı
  • Tiroidit (Hashimoto, subakut tiroidit) — antikor profili ile ayırıcı tanı
  • Tiroid nodülü değerlendirmesi — ultrason, TI-RADS sınıflaması, ince iğne aspirasyonu (İİAB) yönlendirmesi

Tiroid hormon replasman tedavisinde (levotiroksin) doz ayarı sabırla yapılır: kan değerleri 4-6 haftada bir dengelendikten sonra yıllık takip yeterli olur. Aniden değişen TSH değeri ilaç dozundan çok ilaç uyumu, gıda etkileşimi (kalsiyum, demir, soya) veya gebelik durumunu sorgulamayı gerektirir.

Tiroid nodülü saptanan hastalarda kararı tek bir test değil, ultrason + TSH + İİAB sitolojisi birlikte verir. Cerrahi tedavi endikasyonu doğan hastalar — şüpheli sitoloji, bası bulguları, kozmetik şikayet — polikliniğimizden Op. Dr. Alkan Küçük (Genel Cerrahi) ile ortak değerlendirmeye alınır. Endokrin tarafta ileri uzmanlık görüşü gerektiğinde uygun merkeze yönlendirme yapılır.

Kronik Hastalık Yönetimi — Akciğer, Böbrek, Karaciğer, Anemi

İç hastalıkları polikliniğinin omurgası, uzun yıllar sürecek hastalıkların dengeli takibidir. Bu grupta sık karşılaştığımız tablolar:

  • KOAH ve kronik bronşit — solunum fonksiyon testi yönlendirmesi, sigara bırakma planlaması, atak takibi, gerekli durumda göğüs hastalıkları konsültasyonu
  • Kronik böbrek hastalığı (KBH) — eGFR evrelemesi, proteinüri takibi, hipertansiyon ve diyabetle ilişkili böbrek hasarı izlemi; ileri evrelerde nefroloji yönlendirmesi
  • Karaciğer fonksiyon bozukluğu — AST/ALT yüksekliği, yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), viral hepatit taraması, alkole bağlı hasarın değerlendirmesi
  • Anemi — demir, B12, folat eksikliği ayırıcı tanısı; menstrüel kayıp veya kronik hastalık anemisi; ileri tetkik gerektiğinde hematoloji konsültasyonu
  • Osteoporoz risk değerlendirmesi — postmenopozal kadında DXA yönlendirmesi, D vitamini ve kalsiyum takibi
  • Yorgunluk sendromu — uyku, tiroid, anemi, depresyon, kronik enfeksiyon eksenlerinin sistematik elenmesi

Polikliniğimizin yaklaşımı, hastayı her şikayet için ayrı uzmana göndermek yerine bir takip dosyası üzerinden bütüncül izleme almaktır. Yıllık check-up ve 3-6 aylık kontrol rutini, kronik hastalıkları kontrolsüz hâle gelmeden yakalamanın en sade yoludur.

Erişkin Aşılama ve Koruyucu Sağlık

Aşılamayı çocukluğun konusu sananlar yanılır: erişkin yaşamda koruyucu aşılar enfeksiyon hastalıklarından ölümlerin önemli kısmını engelleyebilir. Polikliniğimizde önerilen erişkin aşıları:

  • Mevsimsel grip (influenza) aşısı — 65 yaş üzeri, gebe, kronik akciğer/kalp/diyabet hastası için her sonbahar
  • Pnömokok aşısı — 65 yaş üzeri, KOAH, kalp yetmezliği, immün baskılanma; PCV13 + PPSV23 sıralı şema
  • Tetanos-difteri (Td) hatırlatma — her 10 yılda bir; yaralanma sonrası gerekirse erken
  • Zona (Herpes zoster) aşısı — 50 yaş üzeri için iki dozluk rekombinant şema
  • Hepatit B aşısı — sağlık personeli, kronik karaciğer hastası, riskli temas öyküsü olanlar
  • HPV aşısı — erişkin yaşta yakalanmamış kadın ve erkek için uygun yaş aralığında
  • Seyahat aşıları — destinasyona göre planlama (sarı humma, tifo, hepatit A)

Aşı kararı hastanın yaş, eşlik eden hastalıklar, ilaç kullanımı (özellikle immünosüpresifler) ve önceki aşı kayıtları üzerinden bireyselleştirilir. KKTC'de erişkin aşılaması özel sağlık birimlerinde planlanır; polikliniğimizde reçete + uygulama planı birlikte oluşturulur, gerekli aşı temini için yönlendirme yapılır.

Koruyucu sağlık paketinin diğer ayakları — kanser taramaları (kolonoskopi, mamografi, smear), kemik yoğunluğu, görme-işitme — aynı dosya içinde takip edilir. Sistematik bir check-up programı isteyen hastalar için ayrıntılı plan için kapsamlı check-up sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Düzenli dahiliye kontrolüne ne sıklıkla gitmeliyim?
Sağlıklı bir erişkin için **yılda bir kez** kapsamlı dahili değerlendirme makul bir başlangıç sıklığıdır. 40 yaş üzeri, ailesinde kronik hastalık öyküsü olanlar, sigara içenler ya da kilolu bireyler için **6 ayda bir kısa kontrol** önerilebilir. Tip 2 diyabet, hipertansiyon, tiroid gibi tanı almış kronik hastalıklarda kontrol sıklığı tablonun stabil olup olmamasına göre **3-6 ayda bir**dir. Kontrol sıklığını tek bir kural yerine kişisel risk profilinize göre belirleriz.
HbA1c testi neyi gösterir, kaç ayda bir baktırmalıyım?
HbA1c (glikozillenmiş hemoglobin), yaklaşık **son 3 ayın ortalama kan şekeri seviyesini** yansıtan bir testtir. Açlık şekerinden farklı olarak günlük dalgalanmalardan etkilenmez; bu yönüyle diyabet tanısı ve tedavi etkinliği değerlendirmesinde altın standart kabul edilir. Diyabet tanısı için kabul edilen sınır %6.5 ve üzeridir; %5.7-6.4 aralığı prediyabet olarak değerlendirilir. Tanı konmuş diyabet hastalarında **3 ayda bir** (tedavi değişiminden sonra) ya da stabilse **6 ayda bir** baktırılır.
Tansiyon ilaçlarını ömür boyu kullanmak zorunda mıyım?
Hipertansiyon tedavisinin çoğu durumda **hayat boyu** süren bir izlem olduğunu açıkça söylemek gerekir; ilaçlar tansiyonu "iyileştirmez", kontrol altında tutar. Ancak bazı durumlarda — özellikle önemli kilo verme, tuz kısıtlaması, alkol bırakma ve düzenli egzersiz ile — kan basıncı normal aralığa düşebilir; bu hastalarda doz azaltma veya ilacın geri çekilmesi **hekim gözetiminde** denenebilir. İlacın kendi kararınızla bırakılması en sık komplikasyon nedenidir; tansiyon kontrolsüz hâle geldiğinde kalp, böbrek ve beyin damarları zarar görür. Değişiklik isterseniz mutlaka kontrol randevusunda gündeme getirin.
Tiroid için hangi testler bakılır?
İlk basamak değerlendirmede genellikle **TSH (tiroid stimüle edici hormon)** istenir; gerekirse serbest T4 (sT4) ve serbest T3 (sT3) eklenir. Hashimoto tiroiditi şüphesinde **anti-TPO ve anti-Tg antikorları**, Graves hastalığında **TSH reseptör antikoru (TRAb)** bakılır. Boyunda ele gelen şişlik ya da tarama sırasında saptanan nodülde **tiroid ultrasonu** standarttır; TI-RADS skorlamasına göre **ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB)** kararı verilir. Hangi testin gerektiği klinik bulguya göre değişir; rutin "tiroid paneli" gibi paket testler her zaman gerekli değildir.
Kolesterolümü düşürmek için ilaç şart mı, yaşam tarzı yeterli olur mu?
Karar tek bir LDL değerine değil, **toplam kardiyovasküler risk profilinize** dayanır: yaş, cinsiyet, sigara, kan basıncı, diyabet, ailede erken kalp hastalığı öyküsü birlikte değerlendirilir. Düşük-orta riskli, kalp hastalığı geçirmemiş hastalarda **önce 3-6 aylık yaşam tarzı (Akdeniz tipi beslenme, haftada 150 dakika aerobik egzersiz, kilo verme, sigara bırakma) denemesi** mantıklıdır. Yüksek riskli grupta — koroner hastalık öyküsü, diyabet, çok yüksek LDL — statin gibi ilaçlar erken başlanır. Statin korkusu hâlâ yaygındır; reel risk-yarar dengesi kontrol görüşmesinde rakamlarla değerlendirilir.
Sürekli yorgunluk hissimin nedeni ne olabilir?
Kronik yorgunluk tek bir hastalığa değil, çok sayıda nedene işaret eden bir semptomdur. Polikliniğimizde sistematik olarak şu eksenleri eleriz: **demir/B12/folat eksikliği anemisi, tiroid disfonksiyonu, gizli diyabet, D vitamini eksikliği, uyku apnesi, depresyon ve kronik enfeksiyonlar**. Buna ek olarak ilaç yan etkileri (özellikle bazı tansiyon ilaçları, antihistaminikler) ve yetersiz uyku önemli katkı yapar. Bir kez kan tahlili + uyku anketi + yaşam tarzı sorgulaması ile büyük çoğunluk açıklığa kavuşur; sebebi bulunamayan kalıcı yorgunlukta ileri inceleme gerekir.
Tetkik sonuçlarımı yorumlatmak için randevu almam gerekir mi?
Evet, kan tahlili veya görüntüleme sonuçlarının "yüksek/düşük" işaretine göre internet üzerinden yorum yapmak güvenli değildir. Aynı laboratuvar değeri farklı klinik bağlamlarda farklı anlama gelir; örneğin hafif yüksek karaciğer enzimleri ilaç kullanan bir hastada anlam taşırken, sporcu bir kişide farklı yorumlanır. Polikliniğimize gelmeden önce mevcut sonuçları (kağıt veya PDF olarak) yanınızda getirmeniz değerlendirmeyi hızlandırır; randevu telefonla veya [online formdan](/randevu) alınabilir.
Erişkin için grip ve pnömokok aşıları gerçekten gerekli mi?
Kronik akciğer hastalığı, kalp yetmezliği, diyabet, immün baskılanma durumu veya 65 yaş üzerindeki erişkinlerde **grip aşısı her yıl, pnömokok aşısı belirli aralıklarla** belirgin koruyucu fayda sağlar — ciddi pnömoni ve hastaneye yatış riskini azaltır. Sağlıklı genç erişkinlerde grip aşısı önerilen ama zorunlu olmayan bir korumadır. Aşı kararı bireysel risk profilinize göre verilir; kontrol görüşmesinde mevcut aşı durumunuzu kayıt altına alıp sonraki adımları birlikte planlarız.

Editöryal İnceleme

Nis ClinicKlinik İçerik Editörü — Bölüm sorumlu hekimi ataması bekliyor

Klinik İçerik Editörü — Bölüm sorumlu hekimi ataması bekliyor

Son inceleme:

İlgili Hizmetler

AraRandevu Al